Kan Gazları Testi Nedir? Ne Anlama Geliyor

Diğer adları : Arteryal Kan Gazları ABGs pH PO2 PCO2 Bikarbonat HCO3 Oksijen satürasyonu
Resmi adı : Kan Gazları

Niçin Testi Yaptıracaksınız?
Solunumsal sorunlarınız varsa, akciğerlerinizin oksijen -karbon dioksit değiş tokuşunu yeterince iyi derecede gerçekleştirecek kadar işlevsel olup olmadığını, kanınızdaki oksijen (O2) veya karbon dioksit (CO2) miktarlarındaki olası dengesizliği, solunumsal, metabolik veya böbrek bozukluğunu gösterebilen asit-baz dengesizliğini belirlemek için bu test yapılır.

Ne Zaman Testi Yaptıracaksınız?
Solunum zorluğu, nefes darlığı veya hızlı hızlı soluma, oksijen/karbon dioksit veya asit-baz dengesizliğiniz varsa, yine akut veya kronik oksijen açlığına neden olan bir rahatsızlığınız varlığında, oksijen tedavisindeyseniz, belli bazı ameliyatlar sırasında kan oksijen ve karbon dioksit düzeylerinizi izlemek için bu test yapılır.

Gerekli Numune Nedir?
Çoğu kez bir arterden genellikle el bileğinin iç yüzeyinde, baş parmağın aşağısında nabzınızı hissedebildiğiniz noktada bazen de bir kol veninden kan alınır. Bebeklerde topuktan kapiller kan örneği alınır.

Test için Hazırlık Gerekir mi?
Hayır ancak eğer oksijen tedavisi altındaysanız, oksijenin 20-30 dakika kapatılması gerekir. Eğer bu tolere edilemeyecekse veya doktorunuz oksijen tedavisi altındaki oksijen düzeylerinizi görmek isterse verilmekte olan oksijen miktarı not edilmelidir.

Ne test edilmektedir?
Kan gazı tayinleri, pH ölçümü, (genellikle atardamarlardan alınan) kan örneğinde mevcut oksijen (O2) ve karbon dioksit (CO2) miktarıyla birlikte uygulanan testlerdir. Vücudumuz kan pH’sını dikkatlice düzenlemekte 7,35 ila 7,45 arasında dar bir aralıkta, ne çok asidik (asidoz) ne de alkalen/bazik (alkaloz) ortamda tutmaktadır.

Vücudun asitler ve baz ayarı metabolizma ve böbrekleri ilgilendiren bir mekanizmayla ayarlamaktadır, Vücut içinde bir maddeyi enerji için başka bir maddeye dönüştürme süreci (metabolizma) büyük miktarlarda asit oluşturur ve böbrekler fazla asitlerin elimine edilmesine yardımcı olur. Vücut ayrıca akciğerler yoluyla karbon dioksidi (bir asit) elimine ederek pH dengesini sağlamaktadır. Bu solunumsal bileşen vücudun dokularına oksijen temin etmenin bir yoludur. Akciğerler solunumla oksijeni alır. Daha sonra oksijen kanda çözünerek vücut içinden dokulara taşır. Bu süreçler vücudun elektrolit dengesiyle yakından ilişkilidir. Normal sağlıklı durumda bu süreçler dinamik bir denge içinde olduğundan kan pH’ı değişmeden kalır (Daha fazla bilgi için bkz Asidoz ve Alkaloz).

Böbrek işlevlerini, asit üretimini veya akciğer fonksiyonunu, pH’ı, karbon dioksit/oksijen veya elektrolit dengesizliğini etkileme potansiyeline neden olan çok çeşitli akut ve kronik hastalık mevcuttur. Örnekler arasında kontrol altına alınamayan, karbon dioksit/ oksijen gazı değiş tokuşlarını etkileyebilen ketoasidoz, metabolik asidoz ve ağır akciğer hastalıklarına yol açabilen diyabet sayılabilir. Şok, anksiyete, ağrı, uzun süreli kusma ve ağır diyare bazen asidoz veya alkaloza yol açabilmektedir.

Kan gazı testleri kan pH’ı, oksijen ve karbon dioksit içeriği hakkında bir fikir verir. Aşağıdaki parametreleri doğrudan ölçer:

pH – Kanda asit ve baz dengesinin ölçümüdür. Kan pH’sı azaldığında, kan daha fazla asidik hale gelmekte, karbon dioksit (PCO2) ve diğer asitlerin miktarları artmaktadır. Kan pH’sı yükseldiğinde daha fazla alkalen hale gelmekte, karbon dioksit azalmakta veya bikarbonat (HCO3- ) gibi bazların miktarları artmaktadır.
Parsiyel Ó2 (PO2) basıncı-kandaki oksijen gazının miktarı
Parsiyel CO2 (PCO2) basıncı – kandaki karbon dioksit gazının miktarı PCO2 düzeyleri yükseldikçe ka Başka parametreleri elde etmek için hesaplamalar veya ölçümler de yapılabilir. Örneğin:

O2 doygunluğu- oksijen taşıyan hemoglobinin yüzdesi Hemoglobin, eritrositlerde bulunan ve oksijeni kavücuttaki CO2’nin ana formudur. CO2 ve pH’a göre hesaplanabilmektedir. Asit-baz dengesinin metabolik bileşeninin ölçümüdür. PH’deki dengesizliklere bağlı olarak böbrekler tarafından atılıp yeniden emilmekte olup pH düzeyiyle doğrudan ilişkilidir. HCO3- miktarının artışıyla birlikte pH’da yükselmektedir.
Baz fazlalığı/baz eksikliği – akandaki metabolizma tamponlarının (anyonlar) toplamını temsil etmektedir. Bu anyonlar hemoglobin, proteinler, fosfatlar ve baskın anyon olan bikarbonattır (HCO3- ). Anyonlar kan pH’ındaki dengesizlikleri telafi etmeye çalışmaktadır. Doktorunuz, bir dengesizliği düzeltmek için tedaviye karar verdiği zaman toplam tamponlama kapasitesini değerlendirmek için HCO3- , baz fazlalığı/eksikliği sonuçlarına bakacaktır.
Test için numune nasıl toplanır?

Kan gaz analizleri için hemen hemen her zaman arter kanı kullanılmaktadır. Ancak bazı durumlarda, örneğin bebeklerde topuktan kan alınır. Yenidoğanda göbek kordonundan da kan alınabilir. Arter kanı oksijeni vücuda, ven kanı ise atık ürünleri akciğerler ve böbreklere taşıdığından, her ikisinin gaz ve pH düzeyleri aynı olmayacaktır.

Arter kanı genellikle el bileği iç yüzünde, baş parmağın aşağısında nabzın hissedildiği yerdeki radiyal arterden alınmaktadır. El bileğinizdeki kan dolaşımının yeterli olduğundan emin olmak için kan örneği almadan önce Allen testi denilen bir dolaşım testi yapılır.
Allen testinde, hem radiyal hem de ulnar arterlere bastırılır, daha sonra baskı dönüşümlü serbestleştirilerek elinize kanın geri dönüşü sağlanır. Derinin kızarması ve pembeleşmesi gözlenir. Bir elde bu kızarıklık oluşmazsa diğer el bileği test edilir. Dirsekte veya kasıkta femoral (uyluk) arterden de kan örneği alınabilir. Bu noktalara uygun biçimde girebilmek özel eğitimi gerektirdiğinden kan örneği sıklıkla bir doktor tarafından alınır.

Doğumdan hemen sonra solunumda zorluk yaşayan yenidoğanlarda hem göbek kordon arteri hem de venden kan örneği alınıp ayrı ayrı analiz edilebilir.

Kan arteriyel damardan alındığı için alınan yere en azından 5 dakika baskı uygulanır. Kan sulandırıcılar veya aspirin alıyorsanız kanamanın durması on-onbeş dakika alabilir. Kan örneğinizi alan kişi kanamanın durduğunu doğrulayacak, el bileğinizin etrafına bir saat veya daha uzun süre kalması gerekern bir sargı saracaktır.

Numunenin kalitesinden emin olmak için herhangi bir test hazırlığına gerek var mı?
Hayır ancak eğer oksijen tedavisi altındaysanız, oksijenin 20-30 dakika kapatılması gerekir. Eğer bu tolere edilemeyecekse veya doktorunuz oksijen tedavisi altındaki oksijen düzeylerinizi görmek isterse verilmekte olan oksijen miktarı not edilmelidir. Bu genellikle solunan oksijen yüzdesi (FiO2) veya dakikadaki solunan oksijenin litre olarak miktarı olarak ifade edilir.

Nasıl kullanılır?
Oksijenlenme ve asit/baz durumunuzu değerlendirmek için kan gazı ölçümleri yapılmaktadır. Asit/baz dengesizliğine bağlı giderek kötüleşen yakınmalarınız, solunumda zorlanma veya nefes darlığı gibi belirtileriniz varsa tipik olarak kan gazları ölçümü yapılmaktadır. Elektrolit dengesizliğinin olup olmadığını belirlemek için elektrolitler, kan şekeri konsantrasyonlarını değerlendirmek için glukoz testleri, böbrek fonksiyonunu değerlendirmede BUN ve kreatinin testleriyle birlikte kan gazlarının tayini de istenebilir.

Oksijen tedavisine devam etmekteyseniz, bu tedavinin etkinliğini izlemek için kan gazları testlerinden yararlanılabilir.

Ne zaman istenir?
Solunumda zorluk, nefes darlığı, kusma veya bulantı gibi oksijen/karbondioksit veya pH dengesizliği semptomlarınız varsa kan gazları testleri istenebilir.

Sizde bilinen solunum, metabolizma veya böbrek hastalığı olduğunda veya solunum sıkıntısı çekiyorsanız kan gazları ölçümleri istenebilir.

“Oksijen” almaktaysanız (ventilasyon) tedavinin etkinliğini izlemek için aralıklarla kan gazlarınızı ölçtürmeniz istenebilir.

Kafa veya boyun travması, solunumunuzu etkileyebilen yaralanmalar geçirdiğinizde kan gazları da istenebilmektedir. Uzun süre anestezide kaldığınızda –özellikle kalp baypas cerrahisi veya beyin cerrahisi için- işlem sırasında veya sonrasında bir müddet kan gazlarınızı izleyebilirsiniz.

Solunum sıkıntısı olan yenidoğanların göbek kordonundan, kan gaz ile bebeğin asit/baz durumu belirlenebilmektedir.

Test sonucu ne anlama gelir?
Herhangi bir anormal kan gazı sonucu aşağıdaki şonuçları ifade eder:

yeterince oksijen almadığınızı
karbondioksidi yeterince atamadığınızı
böbrek fonksiyonlarında sorunlar yaşadığınızı
Kan gazlarından PO2 testlerinin sonuçları solunumla ne kadar oksijen alabildiğinizle ve kanınızdaki oksijen miktarıyla ilişkilidir. Düşük düzeyler yeterince oksijen alamadığınız anlamına gelebilmekle birlikte sonuçlarınız normal değerler aralığı içindeyse genellikle oksijen alımınızın yeterli olduğu anlaşılır.

Kan gazının sonuçları birbirleriyle ilişkili olup sonuçların birlikte ele alınması gerekmektedir. Bazı sonuçların kombinasyonları anormal değerlerde ise bu durum asidoz veya alkaloza neden olan bir rahatsızlığı gösterebilir.

Solunumsal asidoz,düşük pH , artmış PCO2 ile karakterize olup solunumun baskılanmasıyla-içeri yeterince O2 girmemesi ve karbon dioksidin atılamaması ile ilişkilidir. Pnömoni (zatürre), kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) veya narkotiklerle aşırı sedasyon solunumsal asidoza neden olabilmektedir.

Solunumsal alkaloz, yüksek pH ve azalmış PCO2 ile karakterize olup aşırı soluma, ağrı, duygusal sıkıntılar veya oksijen değiş tokuşunu etkileyen bazı akciğer hastalıkları sonucu oluşmaktadır.
Metabolik asidoz, düşük pH ve azalmış HCO3- ile tanımlanmaktadır. Metabolik/renal düzeyde kan çok asidiktir. Diyabet, şok ve böbrek yetmezliği gibi nedenlere bağlıdır.
Metabolik alkaloz, artmış pH ve HCO3- ile karakterize olup hipokalemi, kronik kusma (mideden asit kaybı) ve sodyum bikarbonat dozaşımıyla ilişkilidir.
Bazı durumlarda görülebilen sonuçların kombinasyonları aşağıda özetlenmiştir.

PH SONUCU

BİKARBONAT SONUCU

PCO2SONUCU

BOZUKLUK

SIK GÖRÜLEN NEDENLER

<7.4 Düşük Düşük Metabolik asidoz Böbrek yetmezliği, şok, diyabetik ketoasidoz >7.4

Yüksek

Yüksek

Metabolik alkaloz

Uzun süreli kusmalar, kan potasyum düzeylerinde düşme

< 7.4 Yüksek Yüksek Solunumsal asidoz Akciğer hastalıkları, zatürre ve KOAH gibi >7.4

Düşük

Düşük

Solunumsal

alkaloz

Hiperventilasyon, ağrı, anksiyete

Tedavi edilmeden bırakılırsa bu rahatsızlıklar eninde sonunda yaşamı tehdit edici olabilen bir dengesizliğe yol açabilmektedir. Doktorunuz vücudunuzun normal dengesini yeniden kazanmanız için tıbbi girişim sağlayacaktır. Ancak dengesizliğin altta yatan nedeni de ele alınmalıdır.

Bilmem gereken başka bir şey var mı?
Venlere göre arterlerden kan örneği almak genellikle daha ağrılıdır. Orta derecede rahatsızlık hissi duyabilirsiniz. Oluşabilecek kanamayı durdurmak için iğnenin batırıldığı noktaya bir müddet bası uygulamak gerekir.Laboratuvar ve transplant servislerinde santral ven kateteri kullanarak belli koşullarda damar setinden alınan karışık ven kanı kullanılır. Sonuçların dikkatle yorumlanması gerekir. Koldaki venden alınan periferik ven kanı oksijen durumunu belirlemede hiç yarar sağlamaz.

Bu test doktorun ofisinde yapılabilir mi?
Kan örneği alındıktan hemen sonra analiz edilmesi ve özel donanıma ihtiyaç olduğu için eğitimli personel tarafından genellikle hastanede, acil serviste, cerrahi merkezinde, ambülans içinde veya geniş bir laboratuvar ortamında kan gazı ölçümleri gerçekleştirilebilir. Doktorların çoğunun ofisinde bu olanaklar yoktur.

Önceden zatürrem vardı, halen astımlıyım. Doktorum niçin hiç bu testi istemedi?
Zatürre veya astım olgularının çoğu belirtilerine göre tanınabilir, akciğer seslerinin dinlenmesi, spirometri testlerinin veya akciğer filmlerinin sonuçlarını inceleyerek izlenebilir. Çoğu kez astım ve zatürre rutin ilaçlarınıza, istirahate ve olasılıkla antibiyotiklere yanıt verecektir. Ağır veya akut veya uzun süreli, kronik solunum sorunlarınız varsa kan gazlarının tayini gerekli olabilir. Bu olgularda kan gazları acil servis veya hastane ortamında belirlenmektedir.

Oksijen düzeylerimi ölçmenin başka bir yolu var mı
Yalnızca O2 doygunluğunu sürekli izlemenin bir noninvaziv (kan örneği almak için şırınga kullanılmamaktadır) yöntemi de nabız oksimetresinin kullanılmasıdır. Küçük bir klipse benzer alet (sensör denilir) el parmağı veya kulak kepçesine takılır. Sensör cilt içinden geçen ışığı algılayarak kaydeder. Oksijen doygunluğundaki eğilimleri takipte nabız oksimetreleri kullanışlı olmalarına rağmen hassasiyetleri karboksi hemoglobin gibi anormal hemoglobin formlarından (karbon monoksit zehirlenmelerinde görülür), yetersiz kanlanmaya bağlı düşük kan basıncından, ağır anemiye bağlı çok düşük hemoglobin düzeylerinden etkilenebilmektedir.


Kaynakça : labtestsonline

Özel Başak Tıp Merkezi - Cilt (Deri) kanseri nedir? Cilt kanseri belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir? - Rahim (Uterus) kanseri belirtileri nelerdir? - Mesane kanseri nedir? Belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir? - Kolon (Bağırsak) kanseri nedir? Kolon kanseri belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir? - Böbrek kanseri nedir? Belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir? - ALS hastalığı nedir? Belirtileri ve süreci - Lösemi (Kan kanseri) nedir? Belirti ve tedavi yöntemleri nelerdir? - Çocukların yaz tatili sevincini arttıracak etkinlikler! - En iyi dostlarımız evcil hayvanlar -